2 Nisan 2009 Perşembe

erken amansız olduk



Euro 2008'de yakaladığımız başarı hala hafızalardayken, bu sefer 2010 Güney Afrika Dünya Kupası'nın elemeleri başladı. Grup tam dişimize göreydi. Son Avrupa şampiyonu İspanya, genç nesilleriyle yola çıkan Belçika, son dönemlerin patlama yapması beklenen takımı Bosna-Hersek ve Euro 2008'in en sempatik takımı biz, yani Türkiye.
Elbette elde ettiğimiz başarılar bizleri inanılmaz bir havaya soktu. Zaten takımızın başındaki teknik direktörden tutun da saha içindeki birçok oyuncuya kadar hepimizde bu hava mevcut.
Zulu dilinde çekilen reklam filmi, Nike'nin çektiği meşhur ölümcül olduğumuzu bütün dünyaya bir kere daha duyuran reklam filmi... Turkcell'in reklam filmi de buna tuz biber oldu.
Bu kadar büyük ilginin içinde insanın maçlara konsantre olması beklenemez. Futbolu biraz yakından takip edenler hatırlar, o zamanlar Manchester United forması giyen Beckham ile Sir Alex Ferguson'un arası, yıldız oyuncunun reklam filmlerinin çekimlerinden dolayı açılmıştı. Becki, idmanlar yerine setlere koşunca, Sir'de küplere biniyordu.
Şimdi bir benzerini biz yaşadık. Ancak bizim teknik direktörümüz nedense oyuncuları geri çekmek yerine, onlara eşlik etmeyi seçti.
Sonuç mu? Büyük hayallerle oynanan iki İspanya maçında toplanan SIFIR puan. İkinci olmamız halinde bile gidemeyeceğimiz, dünyanın en büyük futbol organizasyonunu sanırım TV'den izleyeceğiz. Umarım ben yanılırım da ay yıldızlı bayrağımız bu sefer Kara Kıta'yı fetheder.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder