29 Nisan 2009 Çarşamba

Büyük hayal kırıklığı


Dün gece oynanan Barcelona-Chelsea maçı ile ilgili yorumları oyalanmaktan bir türlü giremedim. Kısmet bu saateymiş.
Büyük bir heyecanla kuruldum tv karşısına. Ne de olsa ikisi de dev ötesi bir takımdı. Ancak sergiledikleri futbol hele Chelsea'ye hiç yakışmadı. Guus Hiddink, maç öncesinde Messi'yi durdurmaları gerektiğini söylemişti. Bunu başardılar. Ama Londra'daki maçta bunu yapabileceklerine inanıyorumuyum bilmiyorum.
Hiddink, Barcelona'yı kitledi. Top oynatmadı. Messi'nin durması, Barcelona'nın yüzde 70 durması anlamına geliyordu. Hollandalı teknik adamın planları tuttu ama İngiltere'deki maçta alınacak 1-1'lik sonucun Barcelona'ya yeteceği akılların bir köşesinde duruyor.
Oyunu sıkıştıran Hiddink, Messi ve Daniel Alves'in önüne atılacak bütün topları kesince tek kanattan ilerleyen Barcelona çöktü diyebiliriz. Henry'nin kanadını pek tercih etmedi Pep Guardiola. Nou Camp'ın çukurlarını bile ezbere bilen Pep'in Henry'i kullanamamasına şaşırdım. Zaten Fransız oyuncu kısa bir göz kararmasından sonra toparlanamadı.
70. dakikadan sonra oyun iyice kötüye gitti. Bir ara uyuklamışım. O sırada neler olduğunu bilemiyorum. Ama buğulu gözlerle Krkic'in kaçırdığı pozisyonu gördüm. Eto'o'nun yerine giren 18'lik delikanlının o maçta ne işi var diye sormak isterdim Guardiola'ya. Böylesine önemli maçta Eto'o, sahada ölse oyundan almazdım ben olsam.
Bu arada bu maçın böyle bitmesi bence en çok bahisçilere yaramadı. Çünkü kime sorduysam herkes Barcelona'ya oynamıştı.



Bir de Hürriyet Gazetesi'nde bu maç öncesinde çıkan "Gol Baronları" başlıklı haber de bahisçileri tetiklemiştir. Ancak Avrupa'yı kasıp kavuran attığı gollerle birçok takımı geçen Katalan ekibinin üç süper yıldızı (Messi, Eto'o, Henry) Chelsea savunması arasında eriyince maç 0-0 berabere bitti ve pek çok kupon yırtıldı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder