5 Haziran 2009 Cuma

Topuz bütün Beşiktaşlılara hayırlı olsun



Beşiktaş, Kayserispor'un sansasyonel oyuncularından birisi olan Mehmet Topuz'u renklerine bağladı. Gazetelerde de bugün yer verilmiş. Üşengeçliğimden dolayı bir türlü blogla ilgilenemiyorum. Fenerbahçe'ye gitme ihtimali de bulunuyor diyenlere cevabımız, "Mehmet Beşiktaşlı'dır, öyle yanlış yapmaz"dır.

Ters köşe


Galatasaray muhabirlerinin tamamı ters köşeye gitti.. Sarı kırmızılı takıma endeksli bir yaşamı olan basın mensuplarının hiç birisi yazmadı Rjikaard ismini... Demekki yöneticiler bu sefer cidden bir ağız birliğine gitti. Çünkü ortada dönen isimlerin hepsi aynıydı.
Real Madrid'in eski yıldızı Bernd Schuster, Paul Le Guen ve Juande Ramos'tu. Hatta herkes son dönemde Sevilla'yı başarıdan başarıya koşturan Juanda Ramos ismi üzerinde yoğunlaşmıştı. Tek isim olarak düşünülüyordu kendisi. Araya fantezi olsun diye Ersun Yanal ismi de atılmıştı ama bu sadece kahkaha yaratmaktan başka birşey demek değildi.
G.Saray yöneticileri gitti 1 senedir boşta olan adı sayısız kez Fotomaç, Fanatik, Fotospor gibi spor gazetelerine manşet olan Hollandalı teknik adamı getirme başarısını gösterdi.
Şimdi asıl ben o spor gazetelerini merak ediyorum. Biz demiştikleri döşerler manşetlere..

En iğrenç vol.1

Gecenin üçüne doğru eski dost grubumla konuşuyorduk.. Şeytanlık peşindeyim ya..
Aklıma dahiyane bir soru geldi ve "evreka" diye ayağa fırladım.
"Sabah uyandığında yanında görmek istemeyeceğin 5 ünlü kadın kimdir" sorusunu sordum.
msn listemde kim varsa bu soruyu kopyalayıp yapıştırdım...
Buyrun gelen yanıtlar.

Zirveyi zorlayan iki isim var. Bülent Ersoy, Cansever.


İkisi de birbirinden iğrenç.

Bu ikiliyi İzel takip etti.


Üçüncü sırada ise.. Demet Akalın..

Bu kadınla nasıl birlikte oluyorlar anlamadım.

Dördüncü sırada Yıldız Tilbe. Gel de bu resmi görüp sessiz kal.


Beşinci sırada ise şişman fetişlerini kızdıracak bir seçim.. Akrep Nalan ve Zerrin Özer.

Zerrin Özer'i de koyup mideleri bulandırmak istemedim :)

3 Haziran 2009 Çarşamba

Salaklıkta sınır yok!!!



Buyurun buradan yakın.
Birisi Quentin Tarantino'nun peşinde ölüp bittiğini söyleyen Didem Erol.
Bir diğeri ise her taşın altından fırlayan Saba Tümer.
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/11788444.asp?gid=222

Sıkmışlardı, iyi oldu ayrılıkları



Magazin basınına bol bol malamat olan Zeynep Tokuş ve Alp Nuhoğlu çifti sonunda boşandılar.
Nasıl üzüldüm bilemezsiniz.. Bu iki şahıstan kadın olanı belli zamanlarda piyasaya çıkarak, "Kocamdan şiddet gördüm, dayak yedim" diyerek ortalıkta gezinir. Gerkeli ilgiyi göremediği zaman da "Ben boşanıyorum" der. Gel zaman git zaman olur bu şiddet bağımlısı kadın boşanmayacağını, kocasını çok sevdiğini söyler.
Neyse şimdi ayrılmışlar.. Ne mutlu böylesine salak haberleri bir daha görmeyecek olanlara.. Ancak bu salak ikilinin bir de çocukları bulunuyormuş. O yavrucağa üzülürüm o kadar.

Kanye West'in son klibi




http://www.dailymotion.com/relevance/search/kanye+west+glc+spaceship/video/x9h2j7_kanye-west-feat-glc-consequence-spa_music

Sinir cücesi Kanye'nin son klibi. GLC ve Consenquence de eşlik edenler arasında.. Buyrun iyi seyirler ve dinlemeler.

Kalacak mı gidecek mi?

Bu sıralar spor basının birincil gündem maddesi Mustafa Denizli'nin kalıp kalmayacağı yönünde.. Benim gönlümden geçen kalması yönünde.. Çünkü bu takımı en iyi birleştiren isim o.
Camiayı bir nevi yeniden toplayan, yöneticilerin sesini kesen, oyuncuları motive eden o.
Şimdi aldığının iki katını isteyecektir muhtemelen.. En doğal hakkı. Çünkü bitik denilen bir takımı yeniden diriltti. Ümitler kesilmiştken ilaç oldu.
Dinlenmek istediğini söyledi. Evet bu da en doğal hakkı. Vatan gazetesinde çıkan http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=241574&Categoryid=5 haber sanırım bunların kısa bir özeti.

Edindiğim bilgilere göre de Denizli'nin gitme ihtimaline karşılık siyah beyazlı yöneticiler gizliden gizliye teknik direktör arayışlarına başlamış durumda.
Peki Denizli kalmazsa ne olacak... Hemen kısa bir kaç cümle ile de onu anlatalım.
Denizli kalmazsa Beşiktaş eski günlerine dönebilir. Kadroda yaşı ileri olan oyuncuları sadece o motive ediyor.
Denizli giderse sanırım "arabacı takımı" hüviyetine bürünebilir Kara Kartal

2 Haziran 2009 Salı

Daum F.Bahçe'de



Fenerbahçe'nin yeni sezondaki teknik direktörü Cristoph Daum. Daha önce Beşiktaş ve Fenerbahçe ile şampiyonluklar yaşayan Almanya'nın Köln takımından ayrılan tecrübeli çalıştırıcı sarı lacivertli kulübe geri döndü.

Çifte kupalı kutlamalar




Beşiktaş, 6 senelik kupa özlemine son verdi. 1 günde dev bir organizasyon hazırladı. Kimler yaptıysa helal olsun. 1 gün içinde İnönü'ye böylesine güzel bir sahne kurdukları için teşekkür ediyorum.
Gelen haberlere göre sahneye çıkan Demet Akalın, 2500 dolar aldı. O da dansçılar ve korumalar için. Her yerde Beşiktaşlıyım diye gezen, statta Alen'in yerine oynayan Mustafa Sandal ise 95 bin TL almış. Kendisine yazıklar olsun diyorum!

Kutlamalara gelince... Bütün oyuncuların büyük coşku içinde olduğunu gözlemledik.. Bilhassa yabancılar. Zapotocny ve Sivok müthiş bir coşku içindeydi. Bunu sarıldığımda daha iyi anladım :) Tabi şampiyon oldular sonuna kadar sevinmek hakları...
Kutlamalarda en az sevinen ise Tello'ydu. Şilili solak sakatlığından dolayı bir türlü gönlünce atlayıp zıplayamıyordu. Cool bir havada kutladı.
Tello'dan daha cool olan bir diğer isim ise Yusuf Şimşek'ti. Akaretler'den hareket eden üstü açık otobüsün en arkasına kurulan Kara Şimşek, ipod'undan gelen şarkıları dinlemeyi tercih etti.

Yıldırım Demirören ve bütün yöneticiler çok mutluydu. Ankara sorumlusu Murat Çelik ise göz yaşlarına hakim olamayan isimlerin başında geliyordu. Çelik önce ağladı, sonra da bol bol bayrak salladı.

Yalnız taraftarın sahaya girmesi çok büyük bir skandaldı. Ücretsiz olan kutlamalarda sahaya girenler olması kadar normal birşey olamazdı. 30 bin kişilik stada 40 bin kişi alırsan insanların saha içine girmesi engellenemezdi.
Oyuncuların kupa ile tur atma keyfi kaçtı.
Gecenin sonunu Reina'da düzenleyen siyah beyazlı oyuncular orada da gönüllerince eğlendiler.

Helal olsun!
Bundan sonraki hedef Avrupa'da başarı olmalıdır. Ha tabi bir de ligde bu kadar uzun süre şampiyonluğa ara verilmemelidir.

1 Haziran 2009 Pazartesi

Özür dilerim



Beşiktaş, şampiyon olduktan sonra kendimi kutlamaların kucağına bıraktım. Koca hafta sonu boyunca tek satır yazamadım.
Hem iş yoğunluğundan, hem kutlamaların coşkusundan..
Son 3 günde uyuduğum saat sayısı toplam 10. Siyah beyazlı taraftar, yönetici, futbolcu, teknik kadro ile iç içe yaşadığım kutlamalrı hatırladığım kadarıyla yazacağım.
Blogun az sayıdaki okurundan özür diliyorum.